Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Uzmanları Terakki’deydi

Terakki, Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği İstanbul Şubesinin düzenlediği “Olumlu Okul İklimi ve PDR Uzmanlığının Okul İklimine Katkısı” konferansına 19 Aralık Cumartesi günü ev sahipliği yaptı. Konferansta 350’ye yakın PDR uzmanı bir araya geldi.

Konferansın konukları; Dr. Özgür Bolat “Mutlu PDR, Mutlu Veli, Mutlu Öğrenci”, Uzm. Dr. Kerem Dündar “Dijital Dünyada Beynimiz / Eğitim Kalitesini Artırmaya Odaklanmak” ve Prof. Ziya Selçuk ise “21. Yüzyıl’da Okul İkliminde Danışman Olmak” başlıklarını ele aldı.

Bolat, “Mutlu PDR, Mutlu Veli, Mutlu Öğrenci” konferansında, bireyin mutluluğunda kabul görmenin önemine ve mutluluk odaklı başarı ve başarı odaklı mutluluk kavramlarına değindi. Anne babası tarafından başarılı olduğu zaman kabul göreceği mesajı verilen ortamlarda yetişen çocukların mutlu olamadığından bahsetti. Başarı, statü, para ve mevki odaklı yetiştirilen çocuklar dış kaynaklı; kişilik, ilişkiler, değerler ve prensipler önemsenerek yetiştirilen çocuklar ise iç kaynaklı olacağını anlattı.

Günümüzde övgünün, eğitimde önemli bir yeri olduğunu vurgulayan Bolat, övmek yerine duruma tanıklık yapmanın, onun kendi çalışması hakkındaki görüşlerini sormanın önemli olduğunun altını çizdi. “Övgü yerine geribildirim vermek daha geliştirici olur. Özerk olabilmesini sağlamak için ‘aferin çok güzel olmuş’ yerine, ‘anlat bakalım neler yaptın’ demek, daha geliştirici olacaktır. Birincisinde geçiştirme vardır. Diğerinde ise önemseme vardır.” dedi.

“Dijital Dünyada Beynimiz/Eğitim Kalitesini Artırmaya Odaklanmak” konferansında ise Dündar, beynin davranışlar üzerindeki etkisini detaylarıyla aktardı. “Beyindeki bağlantı sayısı zeki olma ihtimalini arttırır. Dışardan aldığı uyaranlar, beynindeki bağlantıları kullanılır hale getiriyor. Eğer kullanılmazsa bu bağlantılar budanıyor. Bu süreçte en önemli kişiler eğitimciler oluyor.” sözlerinin ardından, ilk önce annenin, sonrasında da okuldaki eğitimcilerin bu bağlantıların kalıcı olmasını sağlayacak ortamları yarattığını ifade etti.

Bir çocuğu en çok geliştiren şeyin göz teması olduğunu söyleyen Dündar, duygunun olmadığı bilgilendirmenin bir anlamı olmayacağını dile getirdi. Beyine frontal lob’un en son eklenen bölüm olduğunu ve bunun doğumdan sonra kurgulandığını açıkladıktan sonra, teknoloji ile ilgili kullanılan her türlü uygulamanın belli bir kontrol ile olması gerektiğini, bu kontrol olmadığında bağımlılık oluşabildiğini söyledi. Çocukların içine doğduğu bu sistemi iyi yapılandırmanın, ilişki yönetimini öğretmenin öneminden bahsetti.

Online ortamdan dışarda kalma korkusunun yaygınlaşmaya başladığını anlatan Dündar, çocukların açık kaynak kodu ile dünyaya geldiğini, doğru bilgi öğretilmediğinde yanlış olanlarla o açığın doldurulduğunu, bu nedenle eğitim ortamında çevresel koşulların önem kazandığını belirtti.

Son olarak Selçuk, “21. Yüzyıl’da Okul İkliminde Danışman Olmak” konulu konferansında dokuz tip mizaç modeli üzerinden PDR uygulamalarını anlattı. Sınıf içi süreçlere yeni kavramsal çerçeveye ihtiyaç olduğunu belirtirken, davranış yönetimi konusunda bir bakış açısı da sundu. Bireysel farklılığın, mizaç ve karakter, kişilik kavramlarına yeni bir yaklaşım oluşturduğunu belirtti. Güncel ihtiyaçlara cevap verecek bu rehberlik yaklaşımıyla eğitsel rehberlik yaklaşımını sınıf içi ve sınıf dışı uygulamalar ile desteklemeyi de hedefleyen model, bireysel farklılıklara getirdiği bakış açısı ile kişisel rehberliğin zenginleşmesine katkıda bulunacağını söyledi.